25 Mayıs 2013 Cumartesi
Sanki
Bence insan hayatını tasfir etmek için bir resim fotoğraf yada anı betimleyen görsellik yetersizdir. Bir de puzzle'ları düşünün. Her bir parçası diğerini tamamlayan. Keskin çizgiler ve köşeler vardır bu puzzle çözmeniz için size yollar gösteren. Bence insan hayatını da bu çizgiler ve dönüşler belirler.Ve onları belirleyici özellikleri karakter özellikleri de bu yaşadıklarından geçer. Bu açıdan puzzle sanki daha makbul bir örnek olabilir bu yazıda bahsedeceklerim için.
Herneyse.
Aramızda yaşanılanlara, zamanın bir dönemi ve bir takım istekler ve hayaller doğrultusunda yaşananlarmış gibi bakmak kadar aşağılayıcı bir bakış açısı hayatımda görmediğimi söylemek istiyorum sana.
Gerçekten çok şaşkınım ama toparlayacağım hiç merak etme bu yazıyı.
Sevgi hakkında büyük bir yanılgı içinde olduğunu görüyorum konuştuğumuzda. Biz mutluyken sevmek güzel. Sıkıldığında anlamsız. Kavga ettiğimizde senin için bu dayanılmaz birşeydi sanki.
Özür dilerim senden hayatımın en ağır ve zorlu zamanlarını atlatırken seni yeterince eğlendiremediğim için. Elimde olsaydı yapardım muhtemelen.
Sevginin fedakarlık demek olduğunu anlamadığını düşünmüyorum. Tecrübe ettiğimiz en boktan durumda bile senin mutlu edemiyoruz birbirimizi dediğin insan, senin tüm bu yetersiz sığ bakış açın bir yana, sana alacağımız her kararda mühim olanın hep senin mutluluğun olduğunu söylemişti hatırlıyor musun?
Şimdi kendini benim yerime koy. Sen yaptın ya da ben yaptım birşeyleri. Yanlış gitti. Birbirimizi bir şekilde mutsuz ettik. Bu süreç ve yaşadıklarım beni kötü etkiledi ve çekilmez bir insana dönüşmeye başladım. Eyvallah. Sen ne yaptın? Sürekli ayrılmak istedin. Uğraşmadın. Uğraşmak istemedin. Bir düşün karşında ki bu kadar aptal mı? empati yap biraz.
Seçim ve tercih diye arkasına saklandığın bu durumun yavşaklık olduğunu anlamanın zor olmadığını düşünüyorum.
Sen bir takım senaryolar içerisinde, yapmak istediklerin doğrultusunda yaşarken bir yerde bir hayata başlıyorsun. O hayatın bir parçası oluyorsun.Aynı şekilde karşındakinin de hayatının bir parçası oluyorsun. Duygulara düşüncelere hayat veriyorsun. Anlamlar yüklenir yaptıklarına. Sözlerine ve tavırlarına. Ben sinirliydim kızgın ve mutsuz. Tavırlarımdan okumak zor olmasa gerek. Sen de farklı değildin. Şimdi bana bunun tüm sebebinin ben olduğumu söyle ama seni tanımıyor olsaydım buna inanabilirdim bile belki de. Ama öyle olmadığını kabul et. Ve yaptığın bu kahpe tercih için yaşanılanlara bakma. Hayatımın her döneminde zoru gördüğünde senin daha farklı bir tepki verdiğini göremedim ben. Sana güveniyorsa biri. Bir şekilde arkasını yasladıysa, senin bunu yapabilmen için normalde bulunmayan özgüvenin kabarıyor. Zira bunu yapabileceğin tek insanda ben olmamdan kaynaklı olsa gerek.
Söyleyemediğin ve yapamadığın herşey için beni suçlarsın ancak.Hiç bu kadar sevilmedin ki gerçi. Nerden biliceksin. Şimdi bir takım zırvalarla kendini oyala ve tüm yaşadıklarımızın içini boşalt. Bu senin için her zaman işe yaramıştır.
Yapmam dediğin bunca şeyi yaptığını görüyorum. İzleri kapatıyorsun. Sınırlar çekiyor ve kaçıyorsun. Gittikçe küçülüyorsun gözümde oysa sana zorlanarak söylenmiş samimi bir dur deyişin gözümde bu olduğunu düşünürdüm.küçülmek. Göreceye gel.
Çok kızıyorum kendime. Yaşadıklarımı sana bu şekilde yansıtmamalıydım. Ama bu oldu diye şu tavrını haketmedim. söylediklerini,şartlarını, şart koymalarını, aşağılamalarını ve bu kendini bir bok bu sanan tavrını haketmedim. Ben ne hakettiysem de sen de o kadar hakettin ama senin anlayışa gerçek anlamda ihtiyaç duyduğun hiçbir zaman ben bunu senden esirgemedim. Elinden tuttum ve verebildiğim herşeyimle yanında oldum senin.
Benim elimden birşey almış değilsin. Sindiremediğim hiçbir durum yok. Anlamadığımı sandığın bir çok konuda da duymak istediklerini söylemediğim için bu düşünceye sahipsin. tüm bu geçen zaman güllük gülistanlıktı diyecek kadar da uçmadım.
Ama senin bu yaptığına başka hiçbir anlam veremiyorum.Aksi halde bunun kötü bir gidişat değil puzzle'ı tamamlayan bir süreç olduğunu görebilirdin. Ben de insanım nihayetinde. Düzeltmesini de bilirdim bozduğumu. Ama senin sevgi dediğin bu bir gelip bir giden hevesle ancak karşında ki böyle yılı geçkin bir zaman aralığında heveslerin arasında kullanmış olursun.
Sevilmek güzeldir çünkü. İhtiyaç duyduğunda koşulsuz yanında sevdiğinin olduğunu bilmek... Ama insan aldığı kadar vermelidir de anlamadığın ve göremediğin de buydu. Tek istediğim de biraz anlayıştı hepsi bu.
Benim yaşadığım şartlarda hayat bir çok insan için şahane olabilirdi şuan. Ama ben 3 ayda 2 kez ipten kurtarılıyorsam bil ki bunun sebebi sensin ve sen olucaksın.
Zaten azalan ve hayatta tutmaya çalıştığım tüm inancımı benden aldın. Sersem gibi oluyorum düşününce söylediklerini. ama düşündükçe günlerin bitmediği gibi bu yazıda bitmez.
İnsan seviyorum dediği insana bunu yapmamalı hele ki hiç mücadele etmeden, sanki tüm yaptığı ilişki boyunca mücadele etmekmiş gibi asla konuşmamalı. Bu karşındakiyle alay etmektir.
Neye güveniyorsun bilmiyorum ama dikkatli ol. Çok uğraştım ben haysiyetsizlerle ve küçük orospularla bunca yıl. Kıvırdığını zannedersin. Sevdiğinden susar insan karşında ama anlamazsın. Ama gün gelir bugün yaptıklarının hepsinin hesabını sorarım sana bilmiş ol. Yaşananlar ve söylenenler bu kadar basitleştirilemez. Sen bunu yaparsan gelir biri de seni harcar aynı basitlikte. Ben ne kadar ipin ucundaysam sen de öylesin. Ona göre yaşa. Ona göre davran.
0 yorum:
Yorum Gönder