18 Ocak 2011 Salı

Whatever Works ve Replikas

Woody Allen paşa gene her filminde olduğu gibi bunda da ince ince mesajını vermişti anlayana. Filmin sosyal eleştirisi, taşradan gelip kişinin içindekinin ortaya çıkması değil burda kasdettiğim tabi ki. Bu tarz ilişkiler zaten her W.A. filminde var. Ama diğer taraftan o kızla son kafede ki konuşma sahnesi harbiden efsanedir. Bu da burda not olarak kalsın.


Bir de şunu düşündüm...

İnsanların kendi kısıtlı şartlarını, yapamadıklarını başkalarının "yapmayacakları" olarak görmek ne kadar da anlamsız? Yani bir düşünsenize ben şuan haftanın 6 günü çalışıyorum. Bu haftanın 6 gününde yapabiliceklerim belirli. Aklı başında bi insansan da bu böyle olmalı zaten. Gidebilceğim yerler belirli.Belirlemişim kendime. Kendimi neden zora sokiyim ki? dersin değil mi? Varolan bir gününde şartlarını zorlayıp güzel vakit geçirebilir insan. Ama ya o varolan gününde de eğer ailene bir bağlılık varsa ve eve girmen gereken bir saat, dönmen gereken bir saat varsa? Benim yok... Sikko alışveriş merkezleri boktan sinema filmlerini çok sevdiğimden dolayı gittiğimi sanıyor ya insanlar...Şaşıyorum halinize.

Bütün bunları düşünen zihin şu yazılanları da anlayabilir mi? O da artık benim düşünceğim şey değil...




sabah vakti..
taşlar yanıyor
gözler kör , buzlar eriyor.
çevremde cinler gibi güneş
besbelli bahar geliyor
kavuşmak masal gibi güne
dokunsam masmavi tenine
sarıldım o hain boynuna
gel kör et beni bile bile
bulutlar taş,kanlar yağıyor
kimler yok? kimler kaliyor??
bilmezdim son nereden bakar...
gitmezdim sen gelmesen bahar...
gitmezdim sen gelmesen bahar...


Malum mevki yeni. İmajda yenileyelim dedik 90'larda ki Roger Miret saçlarına döndü saçlarım amk.

0 yorum:

Yorum Gönder