
Önce bi Trailer verelim...
Gaspar Noe sanırım son 2-3 yılda beni en çok etkilemiş yönetmen. I stand alone ve Irreversible'ı izledikten sonra keşke hep bu adam daha çok film çekse dedim. Hani bir dönem David Lynch anlaşılmaz işler yaparak kült oldu, sinemayı bir adım ileri attı diyorlar ya...Gaspar Noe bu filmle sinemayı apayrı bir boyuta taşımıştır. O derece külttür.
Adam resmen taşşaklarını masaya vurmuş.
bu filmiyle de kanitlamistir ki, gaspar'la şaka olmaz. adam tavrını net ortaya koymus "arkadaş üstüme gelmeyin, ananızı sikerim" diyor.
gaspar bu eseriyle 1 veya 2 filmde bitecek derdi, sıkıntısı olmadigini kanitlamıştır. üçte üç yapmiştır.
bu filmle ilgili entelektuel bir analize hiç giresim yok. orda ince bir ensest dokunusu, burda hassas bir freudyen gönderme gibi beylik laflara bulasmak istemiyorum.
gaspar yine elinin ayarını kaçırmış, yine ağzımızı, yüzümüzü siken, tokat gibi bir film yapmiş.
Trainspotting bu filmin yanında Peri masalı kalıyor.O derece sikertmiş.
Herkes o derece beğenmeyebilir ama Ekşi'den element'in biri bu film hakkında bi entry girmiş. Değiştirmeden izin felan da almadan buraya koyuyorum.
"boşluk.
türevi halusinojenleri seven ve kullanmış bir insan olarak kesinlikle içinde kayboldum. bittikten sonra karanlık salonda bir sigara yaktım, karanlık duvarları boş boş seyrettim ve hiç bir şey düşünmeden ağır ağır duş alıp uyudum. hiç bir şey hissedemedim ve kendi içimde kayboldum.
net bir şekilde insanı içine çeken, anlayanın izlemesi gereken film. anlayanlar zaten film hakkında yorum yapılmasına bile gerek kalmadığını görecektir.
kesinlikle yaşamımı değiştirmiş, miladım olmuştur.
hayat kısa."
0 yorum:
Yorum Gönder