5 Mayıs 2012 Cumartesi

Ama sen beni çağıramazsın, Ben de gelemem öyle zaten..

Ne değişti şurda geçen 2 saatte bilmiyorum ama yanımda olmalıydın şuan.

çağırsam gelemeyeceksin ama onu da biliyorum. sen çağırsan ben gelemeyeceğim. nedeni basit.. sonucu karışık. ne değişti bilmiyorum. çağıramayacaktın zaten. Öyle kafamda yarattığım farklı bir dünya felan yok. ben de çağıramayacaktım. Ama uyuyamadım. Özledim.

Gelsen ya şimdi yanıma ben de kalan belki de kalan not defterini almaya...onu almaya gelirsin ve gelmişken biraz film izleriz de. ve gelmişken, ben bi kahve yaparım belki, ama sen taşırsın.

ve gelmişken belki, elimi tutarsın, gülümsersin. ve gelmişken tekrar başlar belki, bitmeyen rüya; ve akşam olmasın isterim.

gelmişken yanıma; belki yine de seversin beni. ve gelmişken, kim bilir bu sonsuz bir bahtiyarlık olur belki..

gelmişken gözlerini de izlerim biraz vaktin varsa.. bi de gülümsemişsen öncesinde, hayatımdaki en parlak şeyleri izlerim.. izlerim ve düşünürüm, seni, beni, darwini, evreni.. böylesine bir güzelliğin nasıl var olduğunu, nasıl benim olduğunu...

gelmişken, sarılırsın belki bana. ve inan sen bıraksan bile umurumda olmaz.. hayatımın bir kısmı sürekli olarak; o, ilahi iki kol arasında geçer.. tıpkı şimdi, hayatımın büyük kısmının, fındıkzade'de bir evde, sabah ezanı vakti, yanımda bir kaç içki şişesiyle balkon pervazında geçtiği gibi.. gelmişken, gömülürdün kucağıma.

gelmişken hazır, sana hikaye anlatırdım gece koyun koyuna yatarken. ve sen bilmezsin onun hangi hikaye olduğunu. ve yine de dinlersin belki de. Ben dedemi ve seni düşünürüm anlatırken. dedem anlatırdı o hikayeyi ölmeden önce.. ve ben sana anlatırım, sen gitmeden önce. ve madem gelmişin diyerek, sevişirdik belki.. belki yan yana uyurduk. sarmaş dolaş, aramıza hiçbir şeyler girmesin diye. sensiz yattığımda, yatağın kıçıma batan demiri, sen varken yok olurdu gene..


hazır gelmişken sırtını kaşırdım belki. kendimden geçer ve hiçbir şey düşünmezdim, içine daldığım huzur denizinden başka. ve hareket ettikçe sen, ben daha çok batardım. hazır defterini almaya gelmişken, “canın” olurdum belki tekrar. ve hazır gelmişken, yine seni “benim" hissederdim.
gelmişken, bir daha gidemezdin şuan...

ama sen beni çağıramazsın işte, ben de gelemem öyle zaten..

Ama düşünmesi bile güzel.

0 yorum:

Yorum Gönder