biri size ne zaman gerçek hayatınızın işte şimdi başladığını söylerse, aslında bitirdiğinizin gerçek hayat olduğunu hatırlayın.
başladığınız sözde gerçek hayatın nasıl biteceğini merak ediyorsanız, size bu hayatı gerçek ve doğru diye yutturmaya çalışan bunakların hayatına bakın. onlar şimdi ne iseler siz de iteklendiğiniz "gerçek hayat" ta onlar gibi biteceksiniz - kendi gerçek, doğru ve iyilerinize sahip çıkmadığınız müddetçe...
-------------------------------------
toplum ve medeniyet denilen belaların neredeyse tek varoluş sebepleri, insanların duygularını ifade ediş biçimlerini kısıtlamaktır. sokakta coşup dans etmek, birden boşalıp ağlamak, dizlere sarılarak yalvarmak ya ayıptır ya yasaktır. pandik atmakta yasaktır; pandik atanı eşek sudan gelinceye kadar dövmekte...
küfreden, dövüşen fırlayıp dans eden, ağlayan, hasretle sarılan, avazı çıktığı kadar bağıran, tokat atan, tokat yiyen bir insan olmamalı mıyız. coşkulu olan, coşkularını gösteren...
-------------------------------------
sahte aşıklar birbirlerine çok yakışırlar. beyaz atlı prensler ve kuğu gibi prensesler bir araya gelmişlerdir. dış görünüşlerinde, sosyal hırslarında, statü karşısındaki tavırlarında en büyük ihtiyaçlarıyla bile birbirlerini çağrıştırırlar. gerçek aşklarda bulunan zıtlaşmalar ve bu zıtlaşmaların aşkı zenginleştirmesi sahtelerinde görülmez. sahte bir aşkın başında ne idiysen sonunda da o'sundur. gerçek aşkta ise bambaşka biri. aşk adamı değiştirir. yegane kalıcı yanı da budur.
0 yorum:
Yorum Gönder