*Bakıyor olup görmediğini varsayarsak, neden bakıyor olduğun hepimiz için büyük bir merak konusu... Hazır yazdığın seviyesiz, amaçsız yazıların yanına şunun da cevabını sıkıştırabilirsen hepimiz mutlu olucaz. Amaçsızca dans edip yegane seni yücelten cümlelerimizle seni anıcaz felan...
*Tebriz'li Şems'e;
“Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.“
*“Eğer Franz Kafka belleksiz bir dünyanın habercisiyse, Gustav Husak o dünyanın yaratıcısıdır. O unutuştur..”
Ve hesapladım ki ben, unutuşun yani aslında hiç var olmamışın en büyük kanıtıyım. Yaşanmışların unutulur olması onların hiç yaşanmadığının kanıtıdır bir bakıma, çünkü geçmiş geri döndürülemez ve siz her ne kadar böyle olmuştu desenizde artık öyle olmaması, hissedilmemesi ya da her ne ise adı; aslında geçmişin değil sadece şimdiki zamanın önemli olduğunu kanıtlar..
Ve en son söz daima, hayatında mutluluklar dilerim olur...Samimiyetle.
*Lulaby...Bazı küçük durumlara paranoyaklık derecesinde tepkiler verebilen insanlar tanıyorum...Evet güzelim seni tanıyorum!
*Uzun zamandır bu tarz işlerden ve müziklerden hoşlanıyorum, tavsiye olarak; The Smiths – Oscillate Wildly , Michael Nyman – The Heart Asks Pleasure First
Brazzaville – Super Gizi...Dinleyin bunları link mink uğraşamam.Ayrıca bu son yazdığım şarkının da sözleri gördüklerimin en iyilerinden.
And she's buying a stairway to heaven...
0 yorum:
Yorum Gönder