20 yaşında bazen insan 50 yaşında hisseder ya...işte bu yorgunluk mudur yoksa tecrübelerin getirisi midir hiç anlayamıcam.Bugünler de aldığım güzel haberlerin üstüne aklım bana oyun oynar gibi hiçbirşeyden haz alamaz oldum gene.üstümde ki yükleri teker teker uzun zaman da zorlanarak atmışken şimdi adaletsizce bu güzel zamanda üzerime yığılan ölü toprağından nasıl kurtulurum hiç bir fikrim yok...
Böle zamanlarda kendimi verdiğim şeyler az çok tahmin edilebilir...kafayı dağıtabilcek herşey.
Ama bu da 2-3 saatten fazlaca çözüm getirmez olduğunda işte elinizde ki sigara gibi nereye gittiğinin ve nasıl yandığının önemli olmadığını ve gidilcek yada olucak şeyin tek olduğunu farkında varıyorsun.çok acı oluyor bilemezsiniz.Zaten avuçta ki mutluluk veren 3-5 şeyin suyunu çıkarıp gülümsemeye kasarken bunları düşünmek ve tekrar tekrar farkına varmak acı oluyor...
Beni bu ruh haline iten şeyi de gayet iyi biliyorum aslında gayet farkındayım."Tecrübe" ilan ettiğim geçmişte tattığım acılar ve tattırdıklarım.
İnsanın öyle bir suratına vuruyor ki bazen yaptıkları nasıl bu kadar adaletli olabiliyor dünya diyorsunuz.Zira hakediyorsunuz suratınıza vurulan her bir iyilik tokadını.sizin yaptığınız her kötülüğe karşılık bir "nasılsın?" sorusu alıyorsunuz.Yada tattırdığınız her acı için sizle bir yudum kahve içmeyi hala göze alabiliyorlar.O kadar tecrübelisiniz ki sizde, bunların farkına bile geç varıyorsunuz.
Yeni birşeylere yelken açmak istiyorsunuz...Gene karşımda tam manasıyla tanımasam da mükemmel bir insan.Aynı mı olcak dersin.Bence şüphe yok.Neden mi?
Tecrübe dedim ya işte...Kaçış yok artık.Daha çok tanıdıkça "yaralarını" tanıdığım gibi "yaralarımı" tanıcak ve öğrenicek.Hiç küçümsenicek şeyler değil halbuki.Küçümsendiği de yok aslında ama sanki o yaralarıma dokundukça ben onları sahiplenircesine savunuyorum.Yaptığım hataları birer tecrübe gibi insanların önüne sürüyorum.Kendi bahçeme ekiyorum onları her ekin zamanı tekrar tekrar...
Hatalardan ders çıkarmak diye birşey yok biliyormusunuz?Ben bunu hergün öğreniyorum yeniden.Ve tek istediğim artık yaralarıma dokunmayın...
İnan ben de seninkilerle ilgilenmiyorum çünkü...Yeni bir sayfa zor mu dersin?
Tanrı dünyayı bir çırpıda yarattı ve ben de dünyamı uzun zaman da yıkıp tekrardan inşa ediyorum.Bir çırpıda binlerce yaramı sarıyorum...Hatırlamamak üzere...
Bunalımda sancak okuyan da...mutluyum aslında hem olmam gerekenden de fazla ama korkular insanı hem geçmişiyle hem de gelecekte olabilceklerle yüzleştiriyor ya...Bu da onların eseri benim değil
Bu arada "mad world" ne kadar güzel şarkıdır ya...
0 yorum:
Yorum Gönder